13 02 2012

Ayazda Bir Yürek

Bu sabah beni uyandırmadan işe gitti. Giyindiğini duydum, ama kalkmadım. Kalkmak istemedim. Bir ara yatağa eğilip bir süre yüzümü seyretti. Soluğunu hissettim. Uyumadığımı fark etti sanıyorum. Ama bir şey demedi. Gözlerim kapalıydı, ama yüzüme umutsuz bir hüzünle baktığını hissettim. Günlerdir doğru dürüst birşey konuşamıyoruz. Birbirimizden saklanarak yaşıyoruz sanki. Oysa bir yıl önce ne büyük bir hevesle başlamıştık birbirimizi sevmeye... 5 aydır bende kalıyor. Günlük hayatın o basit, o bayağı ayrıntıları sevgimizi acımasızca kemiriyor. Ama o bu konuyu açmaktan ısrarla kaçıyor. Ne zaman ilişkimizin nereye gittiğini konuşmak istesem, ya konuyu değiştiriyor, ya kaçamak cevaplar veriyor... Kalktığımda mutfakta notunu gördüm: Sevgilim, öyle güzel uyuyordun ki, uyandırmaya kıyamadım. Bu gece işyerinde nöbetçiyim. Beni merak etme. Sevgiyle, yazıyordu... Notunu okuyunca gözlerim doldu. Bir bıçağın ucu kalbimde hafifçe gezindi sanki... Ona karşı hoyrat davrandığımı hissettim bir an. İlişkimizin sürmesi için asıl çırpınan oydu sanki. Bir de bana bu aralar çok ihtiyacı vardı. Başka bir eve taşınacak gücü yoktu. Aslında ben de onu hayatımdan kolay kolay çıkaramazdım. Bir tek onunla huzur içinde uyuyabiliyordum. Bu sevginin en gerekli koşullarından biridir, bilirsiniz. Ama başka bir sevgiliyi, başka bir aşkı özlüyordum. Ve bu kentten uzaklara, çok uzaklara gitmek istiyordum. Hem onsuz uyuyamıyordum, hem de çok yalnızdım. Ben ondan uzaklaştıkça, o da benden uzaklaşıyordu. Uzaklaştıkça ruhumuz üşüyor, üşüdükçe de örtünüyor, birbirimizden gizleniyorduk. Gizlendikçe daha bir yalnızlaşıyorduk... Bütün gün onu düşünüp içtim. Baş... Devamı

03 02 2012

Sezen Aksu - Sayım

Ay ışığında oturuyorduk Bileğinden öptüm seni Sonra ayakta öptüm Dudağından öptüm seni Kapı aralığında öptüm Soluğundan öptüm seni Bahçede çocuklar vardı Çocuğundan öptüm Sonunda, caddelere çıkardım Kaynağından; Evime götürdüm, yatağımda Kasığından... Sonunda, caddelere çıkardım Kaynağından; Evime götürdüm, yatağımda Kasığından öptüm seni, Öptüm öptüm... Ay ışığında oturuyorduk Bileğinden öptüm seni Başka evlerde karşılaştık İliğinden öptüm seni Kapı aralığında öptüm Soluğundan öptüm seni Bahçede çocuklar vardı Çocuğundan öptüm seni Sonunda caddelere çıkardım Kaynağından; Evime götürdüm yatağımda Kasığından... Sonunda caddelere çıkardım Kaynağından; Evime götürdüm yatağımda Kasığından öptüm seni Öptüm, öptüm... Devamı

02 02 2012

Mutsuzluklar Birikir

Yaşadığım çok kötü günler, yaşadığım anlardaki yoğunluğunu yitirdi. Yaşadığım iyi günleri de unutmuşum. Sonuç: anlamsız bir ortalama. Neden de galiba hep tek başına yaşamaya zorlanmam. Toplumsal düzen gereği, mutluluğu tek başına aramam. Bin türlü (ve hala süren) hesaplı kargaşadan tek başına çıkabileceğim konusunda şartlandırılmam. Benim için ve benim durumumda olanlar için nerden bakılsa önemli olan sonuçtur.Anlık mutluluklar (mutsuzluklar birikir) birikmiyor.         Turgut Uyar Devamı

20 01 2012

.

Canım sıkıldı yine ve hep yaptığım gibi buraya sıkıntımı yazayım dedim.. Açtığımda bir kat daha sıkıldı boşverdim. Üff... Devamı

13 12 2011

Tweet :D

" ben senin twetin olursa eğer bir gün benimde açtığımı varsıyımdan dolayından benimde sana tweet attığımda benim attığım tweetin içerigini beğenmeyip beğenirsenden retwetleyip twetlememe ihtimalinin üzerinde durarraktan sevgilierimi iletirimim dünyaya dosluk barış sevgi ilan ederim. "     Devamı

13 12 2011

Ben ve Gereksiz Yazım...

Sıkıntıların üst üste geldiği bir zamanda yine aklıma geldin.. Yazmaya ihtiyacım olduğunnu hissettim ve işte yazıyorum.. Berbat bir pazar ve onun üstüne kötü bir hafta atlattım.. Yine 2-3 saatlik gezim burnumdan geldi.. Güya yaşım yirmi ama beş yaşındaki çocuktan farkım sanırım diplomalarım bunlar için.. Onlarında pek etki ettiğini düşünmüyorum ya oda ayrı bir şey...   Saçlarımı kestirdim. Sanki bir tomar yük atıldı kafamdan.. Belkide ben kendimi bu yolla rahatlatıyorum bilemiyorum.. Cuma günü ablamın mevlütü var. Yılbaşından önce çıkacak bu da aradan işte.   Hee yılbaşı demişken evdeyim yine.. Bol bol çikolata yiyip saçma sapan kanalları izleyeceğiz. Ben ve ailem (!).. Gereksiz şeyler yapıp yine bir o kadar gereksiz bir seneye adım atacağım. Şu reklamda adam diyor ya ' Siz girin ben sonra geleceğim ' diye aynen öyle diyorum bende.. Siz girin ben sonra gelirim peşinizden. Çok sıkıldım bu tarz bir hayattan artık. Hala evde oturuyor hiç sevmediğim şu bilgisayarın başında zaman geçiriyorum.   Sanırım benim bilmediğim ama herkesin gördüğü bir aptallık var bende ve o yüzden bu hayatı yaşamaya mahkumum.. Ne diyeyim hayırlısı olsun Eylül... ... Devamı

15 11 2011

Bir Sanat

Kaybetmek sanatını güç değildir öğrenmek; o kadar çok şey doldurulmuş gözükür ki niyetiyle kaybolmanın, onların kaybolması değildir felaket. Hergün birşey kaybet. Kabul et telaşını kaybolan kapı anahtarlarının, kötü harcanmış bir saat. Kaybetmek sanatını güç değildir öğrenmek. Sonra pratiğini yap daha çok şey kaybetmenin, daha hızlı kaybetmenin: yerleri, ve isimleri, ve nerede idi gitmek istediğin yer. Bunların hiçbirisi getirmeyecektir felaket. Annemin saatini kaybettim. Ve bak! en sonuncusu, ya da sondan-bir-öncesi, üç sevdiğim evden gitti elimden. Kaybetmek sanatını güç değildir öğrenmek. İki şehir kaybettim, hoş olanlar. Ve, dünya kadar, bazı diyarlar sahibi olduğum, iki ırmak, bir kıta. Özlerim onları, fakat değildi felaket. --Seni bile kaybetmek (şakacı ses, sevdiğim bir işaret) söylediğim yalan olmayacak. Besbellidir kaybetmek sanatını güç değildir öğrenmek gözükebilmesine rağmen (Yazmak onu!) felaket (gibi).   Elizabeth Bishop Devamı

08 11 2011

idam

Bir kravat boynumda. ne zaman ayaklarımın altındaki sandalye çekilecek diye bekliyorum ellerim arkamdan bağlandıgı için giderken alkışlayamıyorum bu hayatı boynumu kırabilir bu ip ama bil ki gülümseyisime engel değil hiç bir kırılma ki ben , sen gittiğinde daha çok kırılmıştım üstelik ayaklarımın altından kaymıştı zaten hayatım. Devamı

07 11 2011

Boz Ala, Boz Başlı Pis Porsuk

Bu tarlaya bir şinik, kekere mekere ekmişler. Bu tarlaya da bir şinik kekere mekere ekmişler. Bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye boz ala boz başlı pis porsuk dadanmış, Bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye de boz ala boz başlı pis porsuk dadanmış, O tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuk, Diğer tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuk'a demiş ki, Sen ne zamandan beri bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye de boz ala boz başlı pis porsuksun. O da ona cevaben! Sen ne zaman o tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuk san? Bende o zamandan beri bu tarlaya ekilen bir şinik kekere mekereye dadanan boz ala boz başlı pis porsuğum demiş.   Ohhh :) Devamı